haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2012 Salı

E-Ticaret Siteleri İçin Pazarlama Önerileri

Günümüzde e-ticaret ile geniş bir müşteri kitlesine hitap etmek mümkünken, çoğu web site yöneticisinin ya da sanal mağaza yöneticisinin site ziyaretçilerinin müşteriye nasıl dönüştürüleceği, nasıl siteye bağlanacağı ve nasıl tekrar alışveriş yapmasının sağlanacağı gibi soruları önem arz ediyor.
 
Bunun cevabı aslında basit olsa da hayata geçirilmesi sıkı bir çalışma gerektirir.
 
E-mail ile bunu başarabilirsiniz. Öncellikle şunu bilmek lazım ki Türkiye'de bir kullanıcının ortalama 3 adet e-mail hesabı var. Biri şirket, biri özel, biri de alışveriş için.
 
Özellikle doğru segment ve doğru kullanıcı analiz edilerek e-mailler doğru zaman belirlenip, doğru içerik ile müşteriye gönderilmelidir.
 
Ortalama olarak bir kullanıcının gelen kutusuna günde 6 e-pazarlama mesajı ulaştığı düşünülürse, bunların arasından sıyrılmak emek ve doğru pazarlama stratejisi gerektiriyor.
 
Unutmamak gerekir ki  sizden alışveriş yapan mevcut müşterinize %60-70 oranında satış yapma olasılığınız varken, yeni müşteride bu oran %5-20 arasında değişiyor.
Diğer bir deyişle; 1 milyon kullanıcınız varsa ve bu kullanıcılar sürekli sizden alışverişini yapıyorsa, şirket değeriniz normal değerinin %30’u kadar alışveriş devamlılığı olan üyeleriniz sayesinde ekstra değer kazanmış oluyor.
 
 
E-Maillere dönersek;
 
Kullanıcıya gelen e-maillerin okunma sebeplerinin %26'sı konu başlığıdır. Eğer konu başlığı ilgi çekici ise e-mail okunuyor, değilse direkt siliniyor. Daha sonra e-mail içindeki veriler, görseller, buton ve yazılar müşteriyi gerçekten etkiliyor mu, bunlara dikkat etmeniz gerekiyor.
 
E-maillerin gönderme zamanı da çok önemli. Günümüzde e-ticaret siteleri pazarlama e-maillerini sabah 08:00-10:00 arasında göndererek gelen kutusuna girme yarışındadır. Siz de bu yarışta olacaksanız, kendi özgünlüğünüz ile diğerlerinden sıyrılmalı ya da bu kalabalıktan kurtulmak için farklı aksiyonlar denemelisiniz. E-mail göndermek için anneler günü öncesi, öğleden sonraki bir zaman dilimini seçmek gibi...
 
Gönderilen e-mailler birbirinin benzeri olmamalı ve içeriğinde çok fazla marka sıralanmamalıdır. Müşteriyi birçok yerden yakalama yoluyla giderken mevcut müşterilerinizin ilgisini kaybedebilirsiniz.
 
Burada segmente göre e-mail atılması ve duygusal bağ oluşturulması doğru bir yöntem seçimi olacaktır. Bunu sağlamak için müşterilerinize üyelikleri esnasında seçim hakkı tanıyarak ilgilendikleri alanları ya da hangi alanda e-mail istediklerini sormanız ve buna göre dönüş yapmanız ancak günde en fazla 2 adet e-mail göndermeniz verimli olacaktır. Böylelikle müşterinin ilgilenmediği için spam olarak işaretlediği e-mailin sahibi olmaktan kurtulacak, IP adresiniz kirlenmeyecek ve sonraki gönderi mailleriniz spama düşmeyecektir.
Müşterinizin e-mail listesinden ayrılmak isteyebileceğini unutmamanız ve bunu maillerinizde kolay yoldan sunmanız gerekiyor.
 
E-maillerde müşterinin izini takip edebildiğinizden bir e-mailin sizin için çok önemli olduğunu unutmamanız gerekiyor. Müşterilerinizin maillerini nereden okuduğunu görerek  (mobil cihaz, tablet bilgisayar vs.) farklı e-mail kampanyaları sunmanız da mümkün.
 
Ve tabii ki sosyal medya pazarlaması.  
Sosyal medya ağlarının etkili kullanımı ile e-maillerinizin paylaşılmasını sağlamak ve sosyal medyada yer almak artık bir işletmenin olmazsa olmazları arasındadır.

17 Kasım 2012 Cumartesi

Girişimcilerin Başarız Olmalarındaki 11 Neden


         Girişimciler, özellikle de yeni girişimcilerbaşarılı oldukları kadar başarısız da olabiliyorlar.
Türkiye’de istatistikler gösteriyor ki ; yapılan her girişim ilk yıl içinde tutmama oranı %60.
Yeni başlayanlara yönelik işte 11 başarısızlık nedeni:
1-İş Planı Yok: İş planının harcanlan çabaya değer nitelikte olmadığı yönündeki söylentilere inanmayın. İş planını yazıya dökme disiplini,fikirlerinizi işlere nasıl dönüştürebileceğinizi gerçekten anlayıp anlamadığınız görmenin en iyi yoludur.
2-Hazırlıksız Gelir Modeli: Kar amacı gütmeyen bir işletme veya stk  bile, operasyon masraflarını düzenleyebilmek için bir gelir modeli (veya bağış) oluşturmak zorundadır. Ürünleriniz bedavaysa veya her satışta zarar ediyorsanız, bu durumu o birim içinde dengelemek oldukça zordur. Hitap ettiğiniz müşteri kitlesinin parası olmalıdır. Eğer satacağınız ürünü alacak kitle parasız ise emeğiniz boş olacaktır.
3-Kısıtlı iş imkanları: Girişiminizin mükemmel olduğunu ve herkesin buna ihtiyacı duyduğunu düşünmeniz, insanların gelip bu ürünü veya hizmeti satın alacakları anlamına gelmiyor. Pazar araştırması konusunda, aile ve arkadaş çevresinde yaptığınız profesyonel  olmayan araştırmayı destekleyebilecek, alan uzmanları tarafından yazılmış bir kaynak bulunmamaktadır.Bu nedenle Pazar araştırmasında rakiplerinizi inceleyin.
4-Uygulayamamak: İş fikirleri tek başına hiçbir şeydir.Bu nedenle de maddi destek görmezler. Girişimde konu fikir kadar uygulama ve nasıl yapacağınız ile ilgili. Zor kararlar vermek ve riske girmek konusunda iyi değilseniz, o zaman boşa kürek sallamamalısınız.
5-Aşırı rekabet: Yapacağınız işte hiçbir rekabetçinin olmaması dur işareti niteliğindedir – pazar olmadığı anlamına gelebilir–ancak öte yandan, basit bir Google aramasında bile yaklaşık 10 adet rekabetçi buluyorsanız, bu sektörün oldukça kalabalık olduğu anlamına gelir. Unutmayın, uyuyan devler geri uyanabilir. Yani büyük firmaların hantal olduğunu sanmayın!
6-Fikri hakların olmayışı:  Eğer yatırımcılar bulmak veya sektördeki devler karşısında sürdürebileceğiniz bir rekabet avantajı elde etmeyi umuyorsanız, patentler, markalar ve telif hakları için kayıt yaptırmanız, ayrıca, ticari sırları korumak adına, rekabet dışı ve patent dışı bilgilerin korunmasına yönelik anlaşmalar yapmanız gerekmektedir. Fikri mülkiyet, erken evredeki işletmelere, profesyonel yatırımcılar tarafından biçilen değerleri belirleyen en önemli unsurlardan biridir.
7-Deneyimsiz bir takım: Yatırımcılar fikire değil kişiye yatırım yaparlar. Yatırımcılar, iş sektöründe en azından başlangıç seviyesine uygun miktarda tecrübe sahibi kişileri, başka bir deyişle, yeni başlanılan bir işi yürütebilecek tecrübedeki kişileri ararlar. Eğer bu sizin ilk seferinizse, yanınızda “daha önce orada olan ve o işi yapmış” bir takım arkadaşı bulundurun, böylece sizin tutkunuz ve onun tecrübesi ideal bir takım oluşturmuş olsun.
8-Kaynak ve Gereksiminler: Elinizdeki sermaye kaynağını doğru kullanın.Çok parasız olması yada az olması burada önemli olan değildir.Önemli olan elinizdeki kaynağı nasıl kullandığınızdır.
9- Küçük Pazar: Yapacağınız girişimdeki pazarın küçük olması da bir dezavantajdır.İşiniz ve uygulamalarınız ne kadar iyi olursa olsun beklediğiniz satışa ulaşamayacaksınız.Çünkü hitap ettiğiniz Pazar küçük.Bu nedenle pazarın büyüklüğüne önem verin.
10-Hemen Vazgeçme: Ufak birkaç problemde yada bazı sorunları gördüğünüzde hemen vazgeçme eğiliminde olmayın.Bu hem size hemde o ana kadar ki emeğinize zarar verecektir.Azimli ve kararlı olun.
11-B Planı: Girişiminiz ne olursa olsun mutlaka bir B planınız olsun.Her ihtimale karşı sizi güvende tutacak ve zararınızı minumuma indirecek bir b planı ile işe başlayın.

12 Kasım 2012 Pazartesi

İnternet ve E-Ticaret İlkleri

 
Yukarıdaki bu resmin internette yayınlanan ilk resimö olduğunu biliyormusunuz?

YouTube'a yüklenen ilk video Youtube kurucularından Jawed Karim tarafından yüklenmişti. Yüklenen video, San Diego Hayvanat Bahçesi'nde eğlenen fillerin 18 saniyelik görüntüsüydü. Video 23 Nisan 2005 tarihinde "Ben hayvanat bahçesindeyken" adıyla kaydedilmişti. Bu olaydan bir buçuk sene sonra, yani Ekim 2006'da Google 1.65 milyar dolara YouTube'u satın aldı.

ABD ‘de ilk ciddi e-ticaret sitesi 1995 yılında açıldı.Amazon.com.
İlk açık artırma sitesi 1994’te kuruldu ve ilk satış 1995’te yapıldı.
Türkiye ‘’e-ticaret’’ kavramıyla 1994-1995 yıllarında tanıştı.
Türkiye ‘de ilk ciddi e-ticaret sitesi 1998 yılında infoshop.com adıyla kuruldu. (bugün bu site başka bir isimle hala aktif-hepsiburada.com)