10 Kasım 2014 Pazartesi

Sosyal Medya Aracılığı ile İş Bulabilirmisiniz ?



Sosyal medya özellikle ülkemizde kariyer veya iş bulmak amaçlı pek kullanılmıyor. Genelde eğlence amaçlı kullanılan sosyal medya aslında bir iş bulmanıza yardımcı olabilir.  

Facebook ve twitter üzerinden iş ilanı duyurusu yapan firmalar aradıkları elemanın iş pozisyonuna uygun olarak hem facebook da hem de twitter da paylaşımlarına hashtag koyarak takipçisi olmayan kişilerinde iş ilanlarına ulaşmalarını hedefliyorlar. Örneğin; facebook veya twitter da yazılımcı aradığını paylaşan bir firma yazısının sonuna “ #yazılımcı, #yazılım “ gibi hashtang kelimeler koyuyor.Böylece facebook veya twitter da bu hashtagleri aratan kişiler bu iş ilanına da rahatlıkla ulaşabiliyor.

Bunun dışında son dönemde dünya artık klasik kariyer siteleri yapısından uzaklaşıyor. Daha sosyal yapıda ve daha sonuç odaklı kariyer sitesi mantığına geçiyor. Bu tarz sitelere üyelik yapmak ve bu tarz kurumların sosyal medya hesaplarını takip etmek iş arayan veya kariyerinde değişiklik yapmak isteyen adaylar için oldukça pratik ve hızlı çözümler sunuyor. İş arayan ve kariyerinde değişiklik yapmak isteyen kişi iş ilanlarını sitelerden takip edemese bile kariyer firmaların sosyal medya hesaplarını takip ettiklerinde iş ilanlarına kendi sosyal medya hesaplarından rahatlıkla ulaşabilirler.



İş arayan kişi için durum ise ; iş arayan aday kendisini veya hangi pozisyonda iş aradığını belirten yazısını sosyal medya ( facebook, twitter, vb.) hesaplarından paylaşıp paylaşımının sonuna uzmanlık alanı hashtag kelimelerini koyabilir. Örneğin; kişi “yazılım uzmanıyım İstanbul’da iş arıyorum “ diye yazdıktan sonra bu yazısının sonuna “ #yazılımcı #yazılım #işilanları #iş “ gibi kelimeleri yazdığında bu alanda eleman arayan firmanın kendisine ulaşmasını sağlayabilir.


Devir hız ve zamandan kazanma devri. Peki o halde neden zaman kaybedelim ?


27 Ekim 2014 Pazartesi

Dijital Pazarlama ile Marka Yönetimi Nasıl Yapılır ?



Öncelikle bilinmesi gerekilen şey marka tanıtımı ve bilinirliliğinin arttırılması için dijital pazarlama işin ehli kişilerince yapılmalıdır.

Şirketler veya girişimciler ürünlerine ait markaları tanıtmak için geçmişte klasik yollara başvururlardı. Bunlar gazete,tv ve basılı reklamlar ağırlıklı idi.
Ancak günümüzde durum tamamiyle teknoloji üzerine kurulu durumda. Ancak her marka için bu durum söz konusu değildir. Yani markanızın hedef kitlesi çok önemlidir.

Öncelikle markanızı tanıtımı için bir plan yapmalısınız.Bu plan aşağıdaki aşamaları içermelidir ?

1- Markam kime hitap ediyor ?
2-Pazarlama ve reklam bütçem ne ?
3-Markamın hitap ettiği kitleye nasıl ulaşabilirim ?
4- Markamın hitap ettiği kitleme göre reklam,tanıtım ve strateji planım ne olmalıdır ?
5-Nerelerde aktif bulunmalıyım ?
6- Hangi sosyal medya aracı markama fayda sağlar ?
7-Hangi dijital pazarlama yöntemi kısa vadede etkili tanıtım ve hedef kitleye ulaşmama olanak sunar?

İşte bu sorulara göre hazırlayacağınız çözümler sizin dijital pazarlama planınızı oluşturacaktır. Unutmamak lazım ki hiç bir zaman standart bir dijital pazarlama verisi, raporlaması yoktur. Bunu siz belirler bu doğrultuda adımlar atarsınız.

Yazan : Serkan HACIÖMEROĞLU / Dijital Pazarlama- Sosyal Medya ve E-Ticaret Uzmanı

20 Ekim 2014 Pazartesi

Sosyal Medya Nasıl Yönetilmelidir ?



Artık milletçe hepimiz sosyal medya ile yatar sosyal medya ile kalkar olduk. O kadar ki sosyal medya bırakın bizleri devletleri bile ilgilendirir ve takip etmek zorunda bırakır hale geldi.

Sosyal medya ile küçülen dünyayı daha yakından görüyor ve daha çok her şeyden haberdar oluyoruz. Ancak çoğu firmalar, kurumlar, şirketler, sivil toplum kuruluşları hala daha sosyal medyayı ya kullanmıyor yada gerçekten etkili kullanamıyor.

Bunun önemli 2 nedeni var : 

1- Sosyal medyayı hala şirket patronları/ yöneticileri tam bilmiyor.
2-Sosyal medya yöneticisi diye işe alınan kişilerin aslında sosyal medyadan bi haber olması.

İşte durum böyle oluncada sosyal medya çoğu firma için hüsranla sona eriyor. Sosyal medya yönetimi öncelikle takip, ilgi, paylaşım, içerik üretimi, sıcak temas, etkinlikler, sponsorluklar ve sektörel faaliyetler ile önemli haberleri kapsar. İşte bu saymış olduğum verileri bilgi ve becerisi ile harmanlayıp iyi kullanabilen kişi, kurum veya kuruluşlar sosyal medya platformlarını yönetebilir.

Yoksa sosyal medya günde 3 tweet bir kaç facebook paylaşımı filan değildir. Bunun böyle sananlar ise zaten kaybetmiştir.

Yazan : Serkan HACIÖMEROĞLU / E-Ticaret- Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Gurmesi

16 Ekim 2014 Perşembe

Girişimcilik Ruhu Taşıyan Girişimciler için Altın Öneriler


Her insana nasip olmaz girişimcilik ruhu. Girişimci olmak ve bu ruhu taşımak ayrı bir meziyet ve fırsattır. Ancak gelişen teknoloji ile küçülen dünyada herkes her şeyden haberdar olmuştur. Bu durum artıları kadar eksilerini de beraberinde getirmektedir. Çoğu girişimci artık yapılacak bir iş kalmadı diye düşünmeye başlamıştır. Çünkü küçülen dünyada herkes bir birini kopyalamaya ve benzer işleri taklit etmeye başlamaktadır.
Öncelikle girişimcilerin aşağıdaki bu verileri uygulaması yapacağı girişim de fayda sağlayacaktır :

11-      Kopyalamak yerine sıfır bir iş fikri oluşturmak : Örneğin yalnızlaşan dünyada yalnız ve kimsesiz yaşlılar için bir beyaz hat oluşumu destek girişimi bir farklılıktır. Call centerdan sürekli yaşlıları arayan hal ve hatırlarını soran takip eden, belirli periyotlarda ziyaret eden, dertlerini dinleyen bir call center destek hattı gibi…

22-      Yurtdışında mevcut bir girişimin Türkiye şartlarına göre revize edilerek sunulması. E-Bay e-ticaret sitesi uygulamasının gitti gidiyor adı ile ödeme havuzu sisteminin getirilmesi gibi.

33-      Girişimciliğin sadece e-ticaret ile sınırlı olmadığını bunun her alana yayılması gerektiğinin bilinmesi gibi. Örneğin starbucks cafelere rakip organik kahve sunan natural bir konsept gibi.

Girişimcilik artık günümüzde olanı kopyalamaktan çok farklılık yaratmak üzerine olmalıdır.


Yazan : Serkan HACIÖMEROĞLU / E-Ticaret- Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Gurmesi

13 Ekim 2014 Pazartesi

E-Ticaret Yaparken İzlemeniz Gereken 10 Altın Öneri

E-Ticaret demek bir domain adının satılmasından müzik indirmeye; sanal kitap satışından kıyafet satışına ve hizmet ürünlerin satılmasına kadar çok geniş bir alana hitap etmektedir. Bu ürün gruplarından herhangi birisi sipariş edildiğinde müşterinin kapısına kadar veya hizmeti alabilmesi için gerekli veriler müşteriye ulaştırılır. İşin doğasında “sipariş” ve “teslimat” vardır ve en genel anlamda bu süreç e-ticaret firması ile son kullanıcı (B2C) ya da kurumsal müşteri (B2B) arasında gerçekleşebilmektedir.
Gerekli şartları sağlayabilen herkes e-ticaret işi yapabilir. Peki, gerekli şartları sağlayabilmek başarılı olabilmek için yeterli midir acaba?
Bu sorunun cevabını arayanlara 10 ipucunu paylaşmak isterim:
1. Şimdi harekete geçin!
Teknoloji ve internetin bu kadar hızlı geliştiği ve değiştiği bir dönemde özellikle “online” bir aktivite için zaman kaybetmeden aksiyon almak çok önemli bir konudur. Genellikle bu konuda firmaların yaptığı en büyük hata aksiyon almadan yapılan planlamalar, analizler ve fikir üretimleri ile zamanı gereksiz yere boşa harcamaktır. Ne kadar plan program yaparsanız yapın bir yerinden başlamadığınız sürece hep bir adım geriden takip eden bir yapıdan kurtulamazsınız. “You don’t have to get it right, you just have to get it going. (İşleri yoluna koymak zorunda değilsiniz; yalnızca devamlılığını sağlamalısınız.)” özdeyişi de bu durumu açıklamada kullanılabilecek güzel bir ifadedir. Unutmayın ki e-ticaret’e başlamak için “mükemmel” bir zaman asla gelmeyecektir; biran önce ilk adımı atmak gerekir.
2. Planlayın;Düşünün, Öngörünüzü Yapın; Rakamları Takip Edin!
E-Ticaret işine başlarken genellikle herkesin hataya düştüğü bu noktada siz akıllıca ve dürüstçe yaklaşın olaya ve kötü bir başarısızlık tecrübesi yaşamaktan kurtulun. İlk olarak şu soruların cevabını kendinize  verin:
  • Satmayı düşündüğünüz ürün veya hizmetinize online olarak bir talep var mı?
  • Sizin ürün veya hizmetinizin benzer online satışı yapılmakta mı? Eğer cevabınız evet ise bu ürün veya hizmete ait işlem ve ciro verisi ne kadar?
  • Rakiplerinizin fiyatları nasıl? Sizin maliyetinizin altına fiyatlarla onların müşterilere satış yapma riski var mı? Rakipleriniz nasıl hizmet sunuyor ? Siz nasıl hizmet sunacaksınız ? Farkınız ne olacak?
  • Sizin e-ticaret siteniz tüm hesaplamalar sonunda halen kazançlı bir iş mi vaadediyor?
Bu soruların cevabını düşünürken ve araştırırken  bir yandan da “aksiyon planınız” şekillenecektir. Piyasa şartları ve potansiyel müşteri talebini de hesaba katmaya çalışarak gelecek ile ilgili öngörülerinizi de saptamak; hatta elinizdeki rakamları ve öngörülerinizi bir excel dosyasında yazarak süreç boyunca elinizdeki rakamlar ile gerçekleşen rakamları sürekli kontrol etmek başarılı olmaya giden yolda atılacak önemli bir adım olacaktır.
3. Odaklanın ve Fark Yaratın !
Aksiyon planınızı oluşturduktan sonra ürün veya hizmetin içeriğine, ürün satacaksanız çeşit ve sayısına karar verin. Web sitenizde mümkün olduğunca detaya inen ve zengin bir içerik oluşturun. Sonrasında planladığınız yolda ilerlemeye bakın. Piyasanın dalgalanmaları karşısında küçük ve kısa süreli kazançlar elde etmek için fokusunuzu bozmamaya özen gösterin. Planınıza sadık kalmazsanız “planda başarısızlık” riski “başarısızlık planı” haline dönüşür ve kendi kendinizi sabote edersiniz. Yapacağınız iş ilk ise işiniz daha kolay benzerleri var ise mutlaka artı yönde fark yaratın ki müşteri size gelsin !
4. Doğru E-Ticaret Sitesi Edinin!
Arama motoru dostu, esnek, hızlı, özel tasarımlı bir e-ticaret yazılımı edinin. Ucuz veya bedava e-ticaret yazılımı kandırmacasına girmeyin ! 
5.  Tasarım ve Görsellik !
Unutulmamalıdır ki güzellik görecelidir. Sizin güzel bulduğunuzu başkaları çirkin bulabilir. Eğer Steve Jobs kadar mükemmeliyetçi değilseniz; yüzlerce alternatif görerek çalışma şansınız da yoksa risk almamalı ve genel geçerliliği olan tasarım gerçeklerine sıkı sıkıya bağlı kalarak doğru tasarımı e-ticaret sitenize yansıtmalısınız. Yine unutulmamalıdır ki sitenize ilk kez gelen ziyaretçileri cezbedebilmeniz için yalnızca 5-7 saniye arasında kısıtlı bir vaktiniz olacaktır. Bu süre zarfında ziyaretçinizin beğenisini ve ilgisini çekemezseniz sitenizi terkedecektir. Başarılı bir tasarım için özellikle, “3F Strategy” olarak bilinen Fast (Hızlı), Functional (Kullanışlı) ve Familiar (Aşina) tasarım hazırlama stratejisi örnek alınabilecek önemli bir model olabilir. Siteniz ziyaretçiyi alıp koparmalıdır ! 
6. Yüksek Kullanılabilirlik + Dönüşüm Oranı = Daha Çok Satış!
Yapılan bir araştırma göstermektedir ki ortalama e-ticaret sitelerinde her 100 ziyaretçiden 1′den daha azı müşteriye dönüşmektedir. O halde sitenizi ziyaret edenlerin işini kolaylaştırmak; alışverişi sıkıntısız ve ekstra işlemler yapmaksızın tamamlayabilmelerini sağlayacak bir akış planlamak işin doğrusu olacaktır. Karmaşık menü yapısı, düzensiz ve gruplandırılmamış ürünler, uzun ve sıkıcı kayıt formları, hangi sayfadan gelindiğinin hangi sayfaya gidileceğinin anlaşılmadığı kötü navigasyon yapısı müşterilerinizi kaçırmak, alışveriş yapmamalarını sağlamak için yeter de artar bile! Bu hatalardan uzak durarak kullanışlı, anlaşılır bir site kurgulamalısınız. Müşterileriniz ürünleri kolayca bulabilmeli, alışverişe nereden başlayacağını ve ne şekilde tamamlayarak sitenizden ayrılabileceğini çok net şekilde anlıyor olabilmelidir. Böylece sitenizdeki dönüşüm oranı ortalama değerlerin üzerine çıkacaktır ve bu da daha çok gelir elde etmenizi sağlayacaktır.
7. Karışık ve Kötü İçerikten Uzak Durun!
Sitenizde karışık bilgiler, çok fazla reklam, banner ve gereksiz bilgi kirliliğinden uzak durun !
Sade. öz ve anlaşılır site site ile müşterinizin karşısına çıkın !
8. Google ile Dost Olun ve Doğru Arama Kelimeleri Seçin!
Seo yapın ve google arama motorunda bulunmaya çalışın. Ancak unutmayın ki seo da sizi özgün içerikler üst sıralara taşıyacaktır. Yani bir ürün eklerken sitenize ürünün açıklamasını kopyala yapıştır yerine siz kendi ağzınızdan özgün olarak yazın. İşinizi ilgilendirmeyen kelimelerden kaçının.
9. Yapışkan Web Sayfaları Hazırlayın!
Sitenizde alışveriş yapmak amacıyla gezinen müşterilerinizin vazgeçemeyeceği, okumaktan – izlemekten zevk alacakları web sayfaları tasarlamaya özen gösterin. Özellikle ürün detay sayfalarında düzgün bir yerleşime; yeterli ve zengin bir içeriğe ulaşılmasına özen gösterin. Böylece müşteriler hem görsel açıdan tatmin olacaklardır hem de ihtiyaç duyacakları bilgilere kavuşarak alışveriş kararı verme aşamasında zorluk çekmeyeceklerdir. Hatta bu tür çalışmaların doğrudan “dönüşüm oranına (conversion rate)” etki edeceğini, bunun da gelirinize pozitif şekilde yansıyacağını söyleyebiliriz.
10. 24 Saat Ulaşılabilir Olun !
Fiziksel bir mağaza sahibi için günün en işlek saatinde mağaza kapılarının kapalı olması ne demekse e-ticaret sitesi için de müşterilerin internet tarayıcılarında “ulaşılamıyor” mesajını görüntülemeleri o demektir. Bu noktada, hizmet aldığınız İnternet Servis Sağlayıcı’nın kalitesi büyük önem taşımaktadır. Yapacağınız anlaşmalarda 7 gün 24 saat açık olması beklenen e-ticaret sitenizin müşterilerinize her daim hizmet verebiliyor olmasını garanti altına almak başarılı olmanız yolunda önemli bir asettir. Öte yandan sistem geliştirmelerinin ve yeni fonksiyonların hayata geçirilmesi ihtiyacınızı gerçek sistem üzerinde karşılamaya çalışmak, yanlış giden birşeyin bir anda herşeyi tepetaklak etmesine neden olabilecektir. Bu yüzden mutlaka hazırda bir test server bulundurmalı ve sitenizin her daim tam fonksiyon çalışır durumda olmasını garanti altına almalısınız.
Sitenizde mutlaka telefon ve e-mail bilgileriniz ile adresiniz olmalıdır !
Bu 10 ipucunu doğru değerlendirip işe koyulmak için yola çıkabilirsiniz !
Yazan : Serkan HACIÖMEROĞLU / E-Ticaret- Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Gurmesi